Diyabet Risk Paneli, kan şekeri dengesini, insülin metabolizmasını ve diyabete yatkınlığı değerlendirmeye yönelik yapılan kapsamlı bir laboratuvar test panelidir. Bu panel, kan ve bazen idrar örnekleri üzerinden vücudun glukozu nasıl kullandığını ve kan şekerinin ne kadar dengede olduğunu gösteren temel biyokimyasal değerleri ölçer.
Diyabet ve prediyabet çoğu zaman erken dönemde belirgin belirtiler vermez; ancak yorgunluk, sık idrara çıkma, kilo değişimleri veya geç iyileşen yaralar gibi küçük sinyallerle kendini gösterebilir. Diyabet Risk Paneli, bu süreci erken aşamada tespit ederek yaşam tarzı ve tedavi planlarının zamanında oluşturulmasına yardımcı olur.
Diyabet, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonunu yeterince üretememesi veya üretilen insülini etkili şekilde kullanamaması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma hastalığıdır. Diyabetin farklı türleri vardır ve her biri farklı mekanizmalarla gelişir.
Tip 1 Diyabet
Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere zarar vermesi sonucu gelişir. Genellikle çocukluk veya genç yaşta ortaya çıkar ve hastaların ömür boyu insülin kullanması gerekir.
Laboratuvar olarak genellikle yüksek kan şekeri (açlık ≥ 126 mg/dL, HbA1c ≥ %6,5) ve düşük insülin düzeyleri ile kendini gösterir.
Tip 2 Diyabet
Tip 2 diyabet en sık görülen diyabet türüdür. Vücut insülin üretmeye devam eder ancak hücreler insüline karşı direnç geliştirir. Bu durum zamanla kan şekerinin yükselmesine yol açar.
Laboratuvar sonuçlarında genellikle yüksek açlık kan şekeri, HbA1c ≥ %6,5 ve yüksek insülin veya insülin direnci (HOMA-IR) görülür.
Prediyabet
Prediyabet, kan şekeri değerlerinin normalden yüksek ancak diyabet tanısı koyduracak kadar yüksek olmadığı erken uyarı dönemidir.
Bu dönemde genellikle açlık kan şekeri 100–125 mg/dL ve HbA1c %5,7–6,4 arasında seyreder. Bu evrede doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle diyabet gelişimi büyük ölçüde önlenebilir.
Gebelik Diyabeti (Gestasyonel Diyabet)
Gebelik sırasında hormonal değişikliklere bağlı olarak gelişen geçici bir diyabet türüdür. Çoğu zaman doğumdan sonra düzelir, ancak anne için ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riskini artırır.
Tanı, gebelik sırasında yapılan oral glukoz tolerans testi (OGTT) ile konur.
Diyabet Risk Paneli, kan şekeri metabolizmasını ve insülin dengesini birlikte değerlendiren temel testleri içerir. Bu testler sayesinde hem mevcut diyabet hem de henüz belirti vermeyen prediyabet dönemi erken aşamada tespit edilebilir.
Aşağıda Diyabet Risk Paneli testlerimizi bulabilirsiniz.
Açlık kan şekeri testi, kandaki glukoz düzeyini ölçerek vücudun şekeri ne kadar iyi kullandığını gösteren temel bir kan testidir. Bu test, pankreasın ürettiği insülin hormonunun kan şekerini dengelemede ne kadar etkili olduğunu değerlendirmeye yardımcı olur.
Kan şekerindeki yükselmeler; yorgunluk, sık acıkma, sık idrara çıkma, bulanık görme ve kilo değişimleri gibi birçok belirtiye yol açabilir. Açlık kan şekeri testi, diyabet ve prediyabet riskini erken aşamada fark etmeyi sağlayarak gerekli önlemlerin zamanında alınmasına yardımcı olur.
HbA1c testi, son 2–3 aylık ortalama kan şekeri düzeyini gösteren temel bir diyabet takip ve tarama testidir. Kanda bulunan hemoglobin proteini, dolaşımdaki glukoz ile bağlanarak “glikozile hemoglobin” oluşturur. Kan şekeri ne kadar yüksekse, HbA1c değeri de o kadar yükselir.
Bu test, günlük kan şekeri dalgalanmalarından etkilenmediği için diyabetin gerçek yükünü ve uzun vadeli kontrol düzeyini en doğru şekilde yansıtır. HbA1c yüksekliği; diyabet, prediyabet ve diyabete bağlı kalp, böbrek, göz ve sinir hasarı riskinin artmasıyla ilişkilidir.
HbA1c, kanda bulunan hemoglobinin glukozla bağlanmış formudur ve son 8–12 haftalık ortalama kan şekeri düzeyini yansıtır. Gün içinde ölçülen tek bir kan şekeri değerinin aksine, HbA1c vücudun uzun vadeli şeker yükünü gösterir ve diyabetin varlığı ile kontrol düzeyini en güvenilir şekilde ortaya koyar.
HbA1c (%) değeri yükseldikçe, kan şekerinin uzun süredir normalin üzerinde seyrettiği ve diyabete bağlı organ hasarı riskinin arttığı anlaşılır.
HbA1c değeri ne kadar yüksekse; kalp-damar hastalıkları, böbrek hasarı, görme problemleri ve sinir hasarı gibi komplikasyonların riski de o kadar artar. Bu nedenle HbA1c, hem diyabet tanısında hem de tedavi takibinde temel göstergedir.
HbA1c testi, koldan alınan venöz kan örneği ile yapılır. Alınan kan, laboratuvarda özel analiz cihazlarıyla incelenerek hemoglobinin ne kadarının glukozla bağlandığı hesaplanır. Bu ölçüm, kişinin son 2–3 ay boyunca kan şekerinin ortalama ne seviyede seyrettiğini gösterir.
HbA1c testi, gün içindeki ani kan şekeri değişimlerinden etkilenmediği için diyabet tanısı ve takibinde en güvenilir yöntemlerden biridir. Bu nedenle açlık veya tok olma durumu sonucu etkilemez.
İnsülin, pankreas tarafından salgılanan ve kandaki glukozun hücrelere girmesini sağlayan temel hormondur. Hücreler insüline yeterince yanıt vermediğinde insülin direnci gelişir ve kan şekeri yükselmeye başlar. Bu süreç, Tip 2 diyabetin temel mekanizmasını oluşturur.
İnsülin ve HOMA-IR testleri, vücudun insülini ne kadar etkili kullandığını ve diyabet gelişme riskinin ne düzeyde olduğunu gösterir. Bu testler sayesinde, henüz kan şekeri yükselmeden önce bile diyabet sürecinin erken aşamaları tespit edilebilir.
OGTT, vücudun şekeri ne kadar hızlı ve etkili şekilde kullandığını ölçen özel bir diyabet testidir. Bu testte kişiye belirli miktarda glukoz içirilir ve vücudun bu şekere verdiği yanıt zaman içinde takip edilir.
Bazı kişilerde açlık kan şekeri normal olabilir ancak yemek sonrası şeker hızla yükselebilir. OGTT, bu gizli bozulmaları ortaya çıkararak prediyabet, Tip 2 diyabet ve gebelik diyabetinin erken tanısında önemli rol oynar.
Özel Birim Laboratuvarı olarak, tanı süreçlerinde ileri laboratuvar altyapısını, deneyimli uzman kadroyu ve kalite standartlarına dayalı çalışma anlayışını bir araya getiriyoruz.
Tüm analiz ve hizmet süreçlerinde doğruluk, güvenilirlik ve şeffaflığı esas alıyor; bireysel ve kurumsal ihtiyaçlara uygun çözümler sunuyoruz.
Evde, iş yerinde veya kurumlarda numune alımı için planlı, güvenli ve düzenli mobil kan alma hizmeti sunuyoruz.
İş yeri sağlığı, kurumlara özel test ve analiz ihtiyaçları için süreçlere uyumlu ve sürdürülebilir laboratuvar çözümleri sağlıyoruz.

7/24
Hizmet

TÜRKAK ISO 15189 Tıbbi Laboratuvar Akreditasyon Sertifikası

Hızlı ve Güvenilir
Sonuçlar

10 Yıllık
Deneyim

100+ Kuruma Kurumsal Destek
Sıkça sorulan sorular bölümünde, laboratuvar hizmetlerimiz ve süreçlerimizle ilgili merak edilen konulara hızlıca yanıt bulabilirsiniz.
Diyabet risk paneli, kan şekeri dengesini ve insülin metabolizmasını değerlendirmek için yapılır. Ailesinde diyabet olanlar, fazla kilolu bireyler, sürekli halsizlik ve sık acıkma yaşayanlar, gebelikte diyabet öyküsü olanlar ve 35 yaş üzeri kişilerde diyabet ve prediyabet riskini erken dönemde belirlemek amacıyla uygulanır.
İnsülin direnci, hücrelerin insülin hormonuna yeterince yanıt vermemesi durumudur. Bu durumda pankreas kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin üretmek zorunda kalır ve zamanla kan şekeri yükselmeye başlar. İnsülin direnci, prediyabet ve Tip 2 diyabetin en erken göstergelerinden biridir ve HOMA-IR testi ile değerlendirilir.
HOMA-IR, açlık kan şekeri ve açlık insülin değerleri kullanılarak hesaplanan bir insülin direnci indeksidir. Hesaplama şu formüle dayanır:
HOMA-IR = (Açlık glukozu × Açlık insülini) / 405 (glukoz mg/dL cinsinden).
Ortaya çıkan değer, vücudun insüline ne kadar dirençli olduğunu gösterir; yüksek HOMA-IR, insülin direnci ve diyabet riskinin arttığını düşündürür.
Vücudun gıdalara, polenlere ve çevresel maddelere karşı geliştirdiği alerjik reaksiyonları değerlendirmeye yönelik testleri kapsar.
Gebelikte anne ve bebek sağlığını etkileyebilecek enfeksiyonları taramaya yönelik testleri içerir.
Karaciğerin çalışma durumunu ve olası hasarları değerlendirmeye yönelik testleri içerir.
Vücudun belirli besinlere karşı hassasiyet gösterip göstermediğini belirlemeye yönelik testleri kapsar.
Gluten hassasiyeti ve çölyak hastalığı riskini değerlendirmeye yönelik testleri içerir.
Tiroid bezinin hormon üretimini ve metabolizma üzerindeki etkisini değerlendirmeye yönelik testleri kapsar.
Kansızlık nedenlerini ve demir, vitamin eksikliklerini değerlendirmeye yönelik testleri içerir.
Eş adaylarının bulaşıcı ve kalıtsal hastalık risklerini değerlendirmeye yönelik tarama testlerini kapsar.
Kalp ve damar hastalıkları riskini değerlendirmeye yönelik kan ve biyokimya testlerini içerir.
Bazı kanser türlerine yönelik risk ve tümör belirteçlerini değerlendiren testleri kapsar.
Vücuttaki vitamin düzeylerini ve olası eksiklikleri değerlendirmeye yönelik testleri içerir.
Gebeliğin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini değerlendirmeye yönelik hormon ve tarama testlerini içerir.